Bu yıl Iğdır'ın Yarısına Doğalgaz Verilecek Iğdır Belediyesi ve Serhat Gaz, 2017 yılında doğalgaz döşeme çalışmasına başlayarak, ş...           • Haydar Aliyev Lisesi Yöneticilerinden Asimder'e Ziyaret Iğdır Haydar Aliyev Fen Lisesi yöneticileri, Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mü...           • Zorbalara karşı direniş, ilerlemenin yoludur İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei, Biset bayramı dolaysıyla İslam ülkelerinin Tahran B&...           • REKTÖR ALMA, ARALIK MYO İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATTI Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Iğdır’ın Aralık İl&cc...           • DİLUCU KÖPRÜSÜ ALLAHA EMANET             Nahcıvan Özerk Cumhuriyeti ile aramızda bulunan Dil...           • Iğdır Devlet Hastanesinde "Anne Oteli" Hizmeti Veriliyor Iğdır Devlet Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde tedavi gören bebekler, 'Anne Oteli' s...           • GÜLBEY, VAN’DAKİ ERMENİ LOBİSİ OYUNU BOZULDU… Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel...           • 'Sokak Hayvanlarına Kulübe Yapma' Projesi Iğdır'ın Tuzluca ilçesindeki ortaokul öğrencileri ve öğretmenleri tarafından hazı...           • AK Parti İl Başkanı Ahmet Tutulmaz Ankara Temaslarını Anlattı AK Parti İl Başkanı Ahmet Tutulmaz geçtiğimiz hafta Ankarada yaptığı ziyaretleri değerlendi...           • Lavaş Ekmeği Kış Sofralarında UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne Türkiye adına dahil edilen lavaş...           
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
Son Videolar

Ermeni Soykırımı Yalanı ve Iğd
6957 İzlenme, 32 Yorum

Oba Köyünde Ermenilerin yaptığ
7195 İzlenme, 31 Yorum

Ermenilerin Iğdır'da yaptığı k
6847 İzlenme, 31 Yorum

Türk Askerinin 1940 yılında Ağ
7588 İzlenme, 34 Yorum

Atatürk'ün gerçek sesi ve görü
5118 İzlenme, 32 Yorum
Haber Arşiv
     
Iğdır Siteleri
Reklamlar

Bölgemiz Ermenileştirilmeye Çalışılıyor

Bölgemizde son günlerde Ermeni diasporası tarafından oynana oyunlarla bölgemizin Ermenilere ait olduğu olgusu yaratılmaktadır. Bu konuda yaptığımız araştırmalar sonucu bölgemizde ki Hıristiyanlara ait tarihi bulgularının hiçbirisinin Ermenilere ait olmadığını kanıtlamaktadır.

Akdamar kilisesi ve diğer tarihi bulguların Hıristiyanlığı kabul etmiş Kıpçak Türklerine ait olduğunu ortaya koyuyor.

Bu günlerde bütün bölgenin kültürel-tarihsel hayatında bir takım zincirleme olaylar meydana gelmektedir. Elbette ki, bir anlamda bu olup-bitenlere sırf insani nitelikteki kültürel olaylar ismini takmak olur. Başka bir açıdan bakıldığında ise her bir yaşanan bu insani-kültürel adımların arkasında hangi siyasi amacın yattığını da açıkça görmek mümkündür. Çok uzağa gitmeden Türkiye'de geçenlerde yaşanan iki olaya değinmek istiyoruz. Bunlardan biri Trabzon'da bulunan eski Rum imparatorluğuna ait Sumela kilisesinde dini ayinlerin yeniden başlatılması ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin kabul ettiği kararla ilgilidir. Fakat amacımız Trabzon'daki bu olaya yaygın olarak dokunmak değil, Azerbaycan'ı yakından ilgilendiren Akdamar Kilisesi ve çevresinde yaşanan olaylara yaklaşım bildirmektir.

Ermeniler iddia ediyor ki Van gölündeki Akdamar adasında bulunan kilise Ermenilere aittir. Aslında, bununla Ermeniler bir daha tüm dünyaya kanıtlamak istiyorlar ki, güya gerçekten eskide Türkiye'nin Doğusunda Ermeni eyaletleri olmuş ve Ermeniler bu toprakların yerlilerdirler (aborijenleridirler). Hatta onlar güya Osmanlı İmparatorluğu'ndan önce, İslam'dan çok önce orada Hıristiyan tapınağı inşa etmişlerdir ve güya bu tapınak onların eski tarihi, kültürel, dini anıtları.

Fakat asla böyle değildir ve bunun böyle olması da imkânsızdır. Çünkü Ermenilerin bu bölgeye gelmesi kilisenin inşasından çok-çok sonraki dönemlere rastlar. Tarihi olgulara isnat edersek, bu kilisenin doğrudan Azerilerin (Türklerin) kültürel-tarihsel, dinsel-ideolojik mirası ile ilgili olduğunu ve kilisenin yapılmasının, orada ayinlerin icra edilmesinin asıl Güney Kafkasya ve Doğu Anadolu'da yayılmış Kıpçak Türklerinin geçmişi ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Daha doğrusu, büyük olasılıkla bu kilise Kafkasya Albanyasının geçmişi ile ilgilidir.

Azerbaycan'ın ünlü edibi Yusuf Vezir Çemenzeminli demiş ki, söz tarihin yuvasıdır, söz tarihin anahtarıdır. Sözde büyük hikmet var. Biz de düşünüyoruz ki, gerçekten de söz tarihin anahtarıdır. İşte bu felsefeden hareket ederek ilk olarak Akdamar kelimesinin etimolojisini anlatalım. İlginçtir ki, bu kelimenin ermenice herhangi anlamı yoktur. Arap dilinde anlamı ise herhangi bitmiş fikri ifade etmiyor. İddialara göre, "Akdamar" kelimesi Arapça "kabartı" demektir ki, bu da kilisenin adının anlamını açmıyor. Aslında ise «ak» kelimesi Türklerde ziya, nur, ışık anlamındadır. Eski dönemlerde, arkaik Türkçede "ak" kelimesi bugünkü “aydın” kelimesini ifade etmek için onun yerine işlenen terim olmuştur. Çünkü ziya, nur kelimesi Araplardan gelmedir ve o sözün eski Türkçesi, arkaik Türkçesi işte «ak»dır. "Damar" ise bizim bildiğimiz “yoldur”, belli bir amacı belirten “çığır” anlamındadır. Bugün damar dediğimiz damar kelimesi de bu anlamları ifade eder. Yani, insan vücudunu dolaşıp, orada çeşitli işlevi yerine getiren çığır, yol demektir. Eğer Akdamar sözünü hemen tercüme etmek istersek, bugünkü Samanyolu, yani, Azerice "süt yolu" anlamına gelir. Bu ise eski Türklerin tanrıcılık inancı ile ilgiliydi.

Bilindiği gibi, 315 yılında eski Kafkas Albanyasında kral Vaçehanın döneminde Vaçehan resmen Hıristiyanlığı kabul etti. Onun yakını (veya kardeşi veya oğlu sayılır) olan, kendisini İsa peygamberin havarisi sanan, ayrıca din fedaisi olan Qriqoris de işte bu Albanlardan idi. Çünkü o dönemde daha İslam Dini ve Peygamberi daha gelmemişti. Hıristiyanlık yayılmaya başlamıştı ve Hıristiyanlık tekallahlı din olduğu için Türklerin tanrıcılık dini ile denk geliyordu. Bu nedenle Türkler Hıristiyan dinini kabul ettiler. Qriqoris Albanyanın diğer bölgelerinde dini yayarken, Azerbaycan’ın şimdiki Beylagan ilçesinde öldürüldü. Bugün Beyleganda olan ve peygamber kabri olarak bilinen Cerçis peygamberin kabrinin aynı Qriqorise ait olduğu tahmin ediliyor.

Bu arada, ta eskilerden, milattan önce III-IV asırlarda Kars, Van Sarıkamış ve o çevrelerde “karsak” Türkleri yaşamıştır. Bugünkü Kars şehrinin de karsaklar tarafından yerleşim yeri olarak yapıldığı tahmin edilmektedir. Aynı zamanda, eski Ani kentinde karsaklara ait özel mahalle olmuş. Bu nedenle, bu dönemde o bölgede yoğun çevredeki albanlar ve Hıristiyanlığı kabul etmiş Kıpçak Türkleri orada kendileri için mabed inşa etmişler. Bu mabedle Ermenilerin hiçbir alakası yoktur. Sonraki dönemlerde ilişkilerin izine, yani, Hıristiyan Kıpçaklarla Oğuz boylarının çatışmalarına "Kitab-i Dede Korkut" destanında rastlıyoruz. Destanda Hıristiyan Türklerinin umumi simgesi Kıpçak Melik gibi sunuluyor. Kıpçak Melik hanlar hanı Qazan Han'ın evini yakar. Bu aynı dönemdir ki, artık Türkler arasında dini kimlik etnik kimlikden öne kaymaya başlıyor. Bu nedenle de, Hıristiyan Kıpçaklar kendilerini ayrıca bir zümre olarak kabul ediyorlardı. İslam kabul edildikten sonra ise Hıristiyan Türkler baskı altına alınmaya başlandı.

IX yüzyılda (838 yılında) Babekin liderliğindeki Hürremiler isyanı sonucu yenilgiye uğradıktan sonra Azerbaycan İslam'ı kabul ediyor. Buradaki Hıristiyan Kıpçaklar Doğu Anadolu’ya göçerler ve orada kendi dini merkezlerini korumakla, kitle şeklinde onun etrafına yerleşmeye başlarlar. Daha doğrusu, tarihi verilere göre, bu kilise 915-921 yılları arasında yapılmış. Kilise merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca biçimli haç planında olup, kırmızı taşlarla inşa edilmiştir. Anıtın kırsal bölümündeki taş kabartmalarda İncil ve Tevrat'tan alınan dini konularla beraber, dünyevi konular, saray hayatı, av sahneleri, insan ve hayvan figürleri tasvir edilmiştir. İlginçtir ki, bu kabartmalarda Orta Asya Türk sanatının yoğun etkilerini taşıyan IX ve X yüzyıl Abbasi sanatının etkilerini de görmek mümkündür.

Akdamar kilisesinin duvarındaki bu tasvir çok şeyden haber veriyor. Dikkat edersiniz at üstündeki savaşçının yüz çizgilerinin mehz Kıpçak Türklerine mahsus olduğunu görebilirsiniz. Bundan başka atın eyerinden sallanan parçanın üzerinde ay (aypara) tasviri yer almaktadır. Buda bu anıtın Türklere ait olduğunu kanıtlıyor. Ve bütün tarihciler Kabul ediyorlar ki at belinde oturarak 180 derece dönerek  ok atmak yalnız Türklere (Hunlara) ait bir sanattır.

Hıristiyan Kıpçak Türklerinin sonraki izlerine biz "Aslı ve Kerem" destanında rastlıyoruz. Destanda “siyah papaz” gibi sunulan kişi hiç de Gence'den olan Ermeni Katolik din adamı değildir, Batı Azerbaycan - Zengezurda yaşayan ve Zengezur beylerbeyi karşısında orada meskunlaşmış eski Hıristiyan-Kıpçak cemaatinin faaliyetlerinden dolayı sorumluluk taşıyan, ayrıca, onlardan vergi toplayan Gence beylerbeyinin bir temsilcisidir. Bu siyah papaz da işte Hıristiyan Kıpçak Türklerindendir ve Aslını alıp Erzurum'a, Van'a yollanan da odur. Oraya Ermenilerin yanına gitmiyordu. İşte oradaki Kıpçak kardeşlerinin, dindaşlarının yanına gidiyordu. Bu olgunun kendisi de onu söylemeye esas veriyor ki Akdamar Kilisesi oradaki Kıpçak Türklerinin ibadet ettiği ünlü bir merkez olmuştur.

Çarlık Rusyası Azerbaycan topraklarını işgal ettikten sonra imparatorluğun İran'daki Büyükelçisi Qriboyedovun yönetimi ile Hıristiyan Ermeniler Azerbaycan'a göçe başlamışlar. Bu aşamada bir kısmı Azerbaycan'da, bir bölümü ise Doğu Anadolu'da yerleşmeye başladılar. Fakat Doğu Anadolu Kilikya demek değildir. Ermenilerin Bizans döneminde Kilikiyada yerleşimi ile ilgili kaynaklarda bilgiler var. Onlar bugünkü Ermeniler değil. Onlar Balkanlardan Roma imparatoruna katılıp gelen bir kısım Ermenilerin ataları arasında yer alan protohaylardır. Neron Doğu Bizansda yenilip Roma'ya döndükten sonra bu Ermeniler de bu toprakları terkedip, çıkıp gitmişler. Ermenilere liderlik yapan Tigran bir süre Doğu Bizanslılarla iyi ilişki kurup, orada yerleşmeye çalıştı. Fakat sonradan Ermeniler oradan gitti. Yani, Ermenilerin Kilikiyada meskunlaşmasının tarihi bundan ibarettir ve onlar toplam 30-40 yıl orada yaşamışlar. Ondan sonra onlar hiç Kilikiyada da olmamışlar. Sonraki dönemde artık Balkanlar'a geri dönmeyen hay aşiretleri artık Osmanlı'da, ayrıca, Arap dünyasının içerisinde meskunlaşmışlar. Sonradan onlarda bir zamanlar Tigranın döneminde yaşadıkları mifik Ermeni devletçilik eyforiyası baş kaldırmış ve bunun için Anadolu'ya akın etmişler.

Mesele bundan ibarettir. Bu nedenle, bugün Akdamar kilisesinin Azerbaycan kültürüne ait, Kıpçak Türklerine ait bir anıt olması ihtimali ortaya çıkıyor. Maalesef bugün Türkiye'de bu tür ayinlerin icra edilmesine izin veriliyor. Bu kilisenin ayine açılması ve Ermenilerin orayı ziyaret etmesi hiçbir durumda Türkiye'nin yararına değildir. Bunlar Ermenilerin Türkiye'ye karşı olan toprak iddiasının güçlenmesine hizmet ediyor.

Dikkat edersek zincirleme reaksiyonun tanık olacağız. Trabzon'da Sumela kilisesi Rumlara ibadet için açıldıktan sonra Akdamar Kilisesi açıldı. Bugün ise Akdamarın ardından Yunan asıllı Amerikalılar gelip Ayasofya’da ibadet etmek istiyorlar. Bu ise Türkiye Cumhuriyeti'ni dinlerin, dini sektaların ateş poligonuna dönüştürebilir.

Azeri ve Türk tarihçilerin yukarıda bahsettiğimiz doğrultuda ortak eylem göstererek, Akdamar’ın Ermenilere ait olmadığını kanıtlayan tarihi olguları ortaya çıkarmaları iyi olurdu. Gerçek tarihi ortaya koymakla bu kültürün genellikle Kıpçak Türklerine ait olmasını kanıtlayan belgeler elde etsinler. Şunu da belirtelim ki, bu belgeleri aramak için çok uzağa gitmek gerekmez. Bugün Eçmiedzinde (Ermenistan) Ermeni harfleri ile ve Kıpçak lehçesinde yazılmış birçok dini-tarihi belgeler var. Bu belgelerin kopyalarının Azerbaycan'da olduğu söyleniyor. Demek, işte bu belgelere dayanarak tarihsel araştırmalara başlamak ve genellikle, Doğu Anadolu'da bulunan Hıristiyan yapıların hiçbirinin Ermenilere ait olmadığını kanıtlamak gerekir. Bugün Azerbaycan'da Daşkesen’de, Gedebey’de, Qax’da, Şeki’de olan yapıların, kiliselerin Ermenilerle hiçbir ilgisi ve alakası yoktur, aynı ile de Doğu Anadolu'da bulunan anıtların Ermenilere hiçbir alakası yoktur.

Haber tarihi: 06 / 07 / 2015
Haber Okunma: 925
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: 51 KÖY YOLU ULAŞIMA KAPANDI
Sonraki: RAMAZAN’DA 35 DERECE SICAKTA KAYISI HASADI YAPIYORLAR




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdırın Sesi